Mutlak Yok Oluş

 Aile evimizin, annem babam hala birlikte oldukları halinde, çocukluğumdaki evdeyim.  Evde benden başka biri daha var, o da bu evde düzenli olarak benimle yaşıyor gibi. Daha doğrusu ya benimle yaşıyor, ya da o an evde denk gelmiş. O kişinin kim olduğunu hatırlamıyorum ya da o an tespit edemiyorum, ama fazlasıyla güvendiğim ve sevdiğim, değer verdiğim biri olduğunu biliyorum. 


Bir haber geliyor, global çapta bir haber bu. Bu habere nasıl ulaştığımızı, bu haberi nasıl güvenilir ve legit bulduğumuzu asla hatırlamıyorum, fakat aldığımız haber şu: 


Sanırım iki gün ya da bir hafta içerisinde, tüm evrenimizin ya da tüm dünyamızın mutlak bir yok oluşa gidecek olduğu bilgisi. Tam bir yok oluş bu. Ölmekten de öte. Bu gerçekleştiğinde tozun veya külün bile kalmayacak deniyor.


Bu bilgi verildikten sonra mı bize yok etme silahları veriliyor, yoksa o rüyanın gerçekliğinde herkeste zaten o silahlar var mı, bunu bilmiyorum. Ama elimde o tarz bir silah var. Normal bir tabanca, tüfek gibi bir silah değil bu. Mutlak yok ediş silahı.


Nedense, bize verilen bu bilgiyi çok normalmiş, çok doğalmış gibi karşılıyoruz. Kendi adıma ben bu bilgiyi tamamen sakince, olgunca karşılıyorum. Yanımdaki kişi de muhtemelen benimle benzer bir frekansta. Madem gerçekleşecek, o zaman deneylerle başlayalım diyoruz. Yok olduğumuzda arkamızda kendimize dair bir kanıt bırakmayalım diyoruz. 


Yasadışı bir tip olduğumdan değil, toplumun ve insanların bilmesini istemediğim şeyler var. Biraz toplumun dışında biriyim, az çok bildiğin gibi. Kendimle ilgili öğrenilmesini istemediğim şeyler var. 


Böyle bir tutumda olduğuma göre total yok oluş bilgisine tam anlamıyla da güvenmiyorum belli ki. Tüm dünya veya tüm evrenimiz yok edilecekse, benden sonra kalacak olan eşyalarım, bilgilerim, bana ait olan stuff'ı kim nasıl görecek yoksa, değil mi?


Silahlarla nesneleri yok ediyoruz. önce bilgileri vesaire, sonra da hoşumuza gidiyor sanırım, evdeki eşyaların tamamını yok ediyoruz. Ateş edince ortada hiç bir iz bile bırakmadan yok oluyor nişan alınan şeyler. 


Sonra sıra kendimize geliyor. Tereddüt bile etmeden, bize verilen iki günlük ya da bir haftalık süre de daha dolmadan kendimize de ateş ediyoruz. Sonrasında önce kısa bir süreliğine bir boşluk gibi bir yerde buluyorum kendimi. Ama çok kısa bir süre sonra tekrar geri eve dönüyorum... Ölümün ya da yok oluşun nasıl bir şey olduğunu reelde bilmediğim için böyle olsa gerek.


Tabii evde halıfleks dışında hiçbir şey kalmamış. ne buzdolabı, ne koltuklar, ne pc, ne başka bişi. Aradan biraz zaman geçiyor. Bize verilen süre tamamen doluyor ama insanların tamamı değil, tamamen random olacak bir şekilde bir kısmı tamamen gitmiş oluyor. Bir kısmı duruyor. 


Herşeyim gitmiş olarak sıfırdan yeni bir hayata başlamam gerekiyor…