Kanyondan Düşen Ev
Kanyon gibi bir alanda bir evi var ama prefabrik ve tek katlı. Onunla sanırım dışarıda bir yerde buluşuyoruz. Dışarıda geçirdiğimiz vakit bulanık, sonra ben kendisini evine bırakıyorum. O içeriye giriyor, bense evime dönmek üzere oradan ayrılıyorum. Derken evi, kanyonun uçurum gibi oldukça yüksek bir kısmından aşağı düşüyor. Yan yatıp, zemini yukarıya doğru dönük bir hâl alıyor.
Evin ışıkları hâlâ yanıyor, ama ne bir yıkılma gürültüsü duyuluyor, ne beni arıyor, ne de evden çıkıp "Aman Tanrım, bu neydi?" diyor. Bunların hiçbirini yapmıyor. Bense, nasıl olduğunu anlamadığım bir güç veya yetenekle, çok az efor sarf ederek evini tekrar düzeltiyorum.
Sonra telefonda konuşuyoruz. O sırada beni gitmiş sanıyor muhtemelen, hâlâ evin dışında olduğumu bilmiyor. Telefonu ben mi açtım, o mu açtı bilmiyorum. "Ya, evle ilgili bir problem var mı?" gibisinden zarflıyorum, çünkü gördüğümü bilmiyor. "Ha, evet ya, bişi bişi olmuş." deyip geçiştiriyor, bambaşka, alakasız bir konu açıyor.
Sonra karanlık.