Bogulum
Don’ın söylediğini okuduğumda, Işık Getiren Tanrı’yı, varlığı insana en yakın olan Güç ile insanlığı bir pile indirgeyen Yalanın Tanrısı'nın insanlarca farklı anlaşılmasını anımsıyorum. Düşündürene kin duyulacağını söylerken, İblis’i ele alıyor gibi. Sanırım İblis ile bir bağım var. Dahası, bunun platonik olduğunu sanmıyorum. Placebo etkisinden 666 kat daha güçlü bir şey bu.
Güç İstenci'ni anımsadım. Dogmatiğin karşısında doğal bir set gibi dimdik duran Nietzsche’de karşı çıkılabilecek bir yön göremiyorum, ne yazık ki. Ya da Freud’u ele aldığımda, Jung görgüsüzünün kendisine aldığı tavrın beklediği gibi olmamasına, belki de Freud’un kendisi kadar tepki veriyorum, zihnimin içinde.
Güzel olan, zihnimin içi; onun dışı pek de anlatılası değil. Nefret uyandırıcı, kin besletici bir dışarısı… İçimdeki dualizmin en berbat yanları dışarıda hep. Kendi başına kendini savunma güçlülüğüne ihtiyacım var.
İhtiyaç ve zihin dedim de, mjane'in zihnimin dışındaki sanatsal olan sayılı birkaç şeyden oluşunu anımsadım, eheh. Düşündüğüne inanan bireylerin mutluluğuna imreniyorum. Kendimi kısır bir döngüye sokmamda emeği olanların cesedine işeyeceğim.